Kuruluş Hikâyesi

GERİ

Kuruluş Hikâyesi

Afet Psikolojisi Platformu, 6 Şubat 2023 tarihindeki depremlerle birlikte, afetlerden etkilenen çalışanlara destek olmak amacıyla kurulmuştur. Depremlerin ardından, o bölgede yaşayan çok sayıda insanın, yardım çalışanı olması ve bu süreçte hem afetin etkilerini yaşaması hem de çalışmalarına devam etmesi platformun oluşumuna öncülük etmiştir.

Afet Psikolojisi Platformu, afetten etkilenen uzmanlara destek olmayı hedeflemektedir. Bu amaçla, gönüllü hocalarla birlikte Yerel Uzman Buluşmalarını, Akran Destek Programını, APP Buluşmalarını, İlham Veren İyi Uygulama Örneklerini ve Süpervizyon Oturumları düzenlenmiştir ve düzenlemeye devam etmektedir.  Sahada çalışan uzmanları destekleyerek sahadaki çalışmaların sürdürülebilirliği sağlamak ve bu desteği daha geniş kitlelere ulaştırmak için çalışmalar sürmektedir.

4 Ekim 2024 tarihinden bu yana Afet Psikolojisi Platformu Derneği olarak çalışmalarımız devam etmektedir. Afet Psikolojisi Eğitim Modülü (APEM), Psikolojik İlk Yardım Eğitimleri gerçekleştirmekteyiz. Arama kurtarma ekipleri, ilk müdahale ekipleri, acil tıp uzmanları ve psikososyal destek ekipleri gibi profesyonellerin yanı sıra, her yaştan bireye ulaşmayı ve onları afetin her sürecinde onlara fayda sağlayacak konularda bilgilendirmeyi ve bilinçlendirmeyi amaçlamaktayız. Herkesin anlayabileceği bir dilde, yanlış bilgilere karşı doğru bilgileri sunarak, afetlere karşı hazırlıklı olma bilincini artırmayı hedeflemekteyiz. Bu doğrultuda, eğitimler, söyleşiler ve açık dersler düzenleyerek, deneyimlerimizi ve bilgimizi geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlamaktayız.

Afete hazırlıklı olmak, sadece afetten sonraki süreçleri değil, öncesini de kapsamaktadır. Bu farkındalığı hem afet çalışanlarına hem de afetten etkilenebilecek herkese kazandırmak, daha geniş kitlelerin yarın yaşanabilecek afetlere hazır olabilmelerini sağlayacaktır. Özellikle, Marmara Depremi gerçeğini bir kez daha hatırlatarak, geleceğe yönelik hazırlıklı olma bilincini geliştirmeyi amaçlamaktayız. Bu noktada, bireylerin başkalarına destek olurken kendi kırılganlıklarını fark etmeleri ve "incinmezlik yanılsamasının" hazırlık yapmanın önüne geçmesine izin vermemeleri büyük önem taşımaktadır. Bu yanılsama, bireylerin hem kendilerini hem de çevrelerini riskler açısından gerçekçi bir şekilde değerlendirmelerini engelleyebilmektedir. Bu yüzden, herkesin kendi kırılganlıklarını göz önünde bulundurması ve harekete geçmesi, gelecekte karşılaşılabilecek risklere karşı daha hazırlıklı olmayı sağlayacaktır.

Logomuzun Hikayesi

Sonsuzluk sembolü, bizim için zorlu zamanlarda dayanışmanın ve iyileşmenin gücünü simgelemektedir. Aynı zamanda bu sonsuzluk simgesi yalnızca afet sırasında değil; afet öncesinde, sırasında ve sonrasında sonsuz bir döngüde sürekli birbirimize destek sunmayı amaçlayan yapımızı yansıtmaktadır. Logo çiziminin belki de "kusurlu" denebilecek bir görüntüde olması "hiçbir şeyin mükemmel olması gerekmediğinin" bir temsilidir. 

Sonsuzluk sembolünü oluşturan birbirine bağlı iki halka, hem birlikteliğin iyileştirici gücünü hem de yaşadığımız zorlukların ve kayıpların içinden geçerken birbirimize verdiğimiz desteğin sonsuz bir dayanışma ağına dönüşmesini ifade etmektedir. Afet çalışanlarının dayanışma ile oluşturduğu bu ağ, güçlenmeyi ve iyileşmeyi her daim sürdürmeyi hedeflemektedir.

Logomuzdaki beyaz ve mavi tonları ise huzuru, güveni ve umutla geleceğe bakmayı simgelemektedir. Mavi, bir yandan yaşanan travmanın ağırlığını, diğer yandan bu travmanın üstesinden birlikte gelip daha güçlü bir şekilde ilerleyebileceğimizin işaretidir. Bu hikâye, hem geçmişin acılarını hem de geleceğe dair iyileşme ve dayanışma inancımızı yansıtmaktadır.